Suç Gelirlerini Kabul Etmek Suç Mu?

Bir arkadaşınız, bir tanıdık ya da tamamen habersiz olduğunuz biri hesabınıza para gönderdi; siz de çekip teslim ettiniz ya da kullandınız. Birkaç hafta sonra Cumhuriyet Savcılığı’ndan ifadeye çağrı geldi. “Ben bilmiyordum, sadece yardımcı oldum” demek çoğu zaman yeterli olmuyor. “Suç gelirlerini kabul etmek suç mudur? Bilmiyordum demek beni kurtarır mı?”

Suç gelirlerini kabul etmek, Türk hukukunda TCK m. 282 kapsamında “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçu ile ayrıca TCK m. 165 kapsamında “suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçu kapsamında değerlendirilebilir. Ancak belirleyici kriter bilme unsuru, yani failin suç gelirinin varlığından haberdar olup olmadığıdır. Bilmeden aracılık edenler için hukuk muhtemel kast ve olası kast çerçevesinde ince bir denge gözetir.

Beluk Partners Hukuk Bürosu olarak hazırladığımız bu rehberde suç gelirlerini kabul etmenin hukuki sınırlarını, bilme unsurunun nasıl değerlendirildiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarını ve bilmeden aracı olanların hangi hukuki stratejilerle kendini savunabileceğini kapsamlı biçimde ele alıyoruz. Yasanın gri alanında kalmış gibi görünen bu konuda verilmiş yüzlerce karar var; doğru savunma her zaman mümkün.

•••

Suç gelirlerini kabul etmek suç mudur?

Evet, koşullar oluştuğunda suçtur. Bilerek kabul edilen suç geliri TCK m. 282 kapsamında 3 ila 7 yıl hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası; suç eşyası niteliğindeki kabul ise TCK m. 165 kapsamında 6 ay ila 3 yıl hapis ve on bin güne kadar adli para cezası gerektirir. Gerçekten bilmeyen ve durumdan şüphelenmesi için makul bir sebebi olmayan kişiler cezalandırılmaz; ancak “bilmiyordum” savunması hukuki delillerle desteklenmelidir.

Suç Geliri Nedir ve Hangi Eylemler Bu Kapsama Girer?

Suç geliri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında, herhangi bir suç işlenmesi suretiyle elde edilmiş her türlü malvarlığı değerini ifade eder. Buna para, kripto varlık, gayrimenkul, menkul kıymet, alacak hakkı, değerli taş, antika ve hatta dijital içerik dahildir.

Uygulamada suç gelirlerini kabul etme eyleminin en sık görülen biçimleri şunlardır: dolandırıcılıktan elde edilen paranın hesaba alınıp teslim edilmesi, yasa dışı bahis komisyonlarının IBAN’a yatırılarak nakde çevrilmesi, uyuşturucu ticaretinden gelen paranın aracılık yoluyla dağıtılması, vergi kaçakçılığı ya da rüşvetle elde edilmiş paraların şirket hesaplarına aktarılması ve son yıllarda sıkça gündeme gelen kripto varlıklar üzerinden gerçekleştirilen P2P aklama operasyonları.

Önemli: Aklama suçu “öncül suç”un varlığına bağlıdır. Yani önce başka bir suçtan malvarlığı değeri elde edilmeli, sonra bu değer aklama niteliğindeki işleme konu olmalıdır. Öncül suç ispatlanamazsa aklama suçu da kural olarak oluşmaz.

Suç gelirleri çoğunlukla “aracı kişiler” aracılığıyla dolaşıma sokulur. Bu aracılara “money mule” (para katırı) adı verilmekte olup genellikle sosyal medyada ilan edilen “evde iş imkânı”, “yüksek kazançlı komisyon işi” ya da “arkadaşımın IBAN’ına para yolla” gibi çağrılarla toplanmaktadır. Aracılık işlemlerinin hukuki riskleri, ilk bakışta görünenden çok daha büyüktür.

TCK m. 282 — Aklama Suçunun Unsurları

TCK m. 282/1 şöyle düzenlenmiştir: “Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tabi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.”

Suçun oluşumu için dört temel unsurun bir arada bulunması gerekir:

1. Öncül suçun varlığı: Malvarlığı değerinin, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan elde edilmiş olması gerekir. Dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti, kaçakçılık, yasa dışı bahis, zimmet, rüşvet, vergi kaçakçılığı gibi suçlar bu tanıma girer. Bu konuda kapsamlı bilgi için Para Aklama Suçunun Cezası yazımızı inceleyebilirsiniz.

2. Kaynağı gizleme veya meşru gösterme maksadı: Failin, malvarlığının gerçek kaynağını saklamak ya da yasal bir yolla elde edildiği izlenimi yaratmak amacıyla hareket etmesi gerekir. Hesaba gelen parayı basitçe çekmek çoğu zaman tek başına yeterli sayılmaz; işlemin gizleme amacı taşıdığının ortaya konması şarttır.

3. Çeşitli işlemlere tabi tutma: Transferler, nakde çevirmeler, döviz veya kripto varlık satın alma, başkalarına havale etme, ATM’den bölümler halinde çekme, farklı hesaplara bölünmüş gönderimler gibi işlemler bu kapsamdadır. Basit tek bir hareket değil, dolaşıma sokma ya da izlenebilirliği bozma niteliği aranır.

4. Kast unsuru: TCK m. 21 uyarınca aklama suçu yalnızca kasten işlenebilir. Bu kast doğrudan kast olabileceği gibi olası kast (TCK m. 21/2) biçiminde de ortaya çıkabilir. İşte bilmeden aracı olanlar için asıl mücadele noktası tam da burasıdır.

Yargıtay Kararı: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun istikrarlı içtihadına göre aklama suçunun oluşumu için failin, malvarlığı değerinin suçtan kaynaklandığını bilmesi veya bilebilecek durumda olması ve gizleme amacıyla hareket etmesi zorunludur. Sadece para akışına aracılık etme, kast olmadan tek başına suç oluşturmaz (Yargıtay 7. CD yerleşik içtihadı).

Kabulün Suç Olup Olmadığı Nasıl Belirlenir? — Hukuki Akış Şeması

Hesabınıza gelen veya elinize ulaşan paranın sizin için suç doğurup doğurmayacağı, aşağıdaki adımlara göre belirlenir:

Hesabınıza / Elinize Para Geldi
Paranın kaynağını biliyor muydunuz?
EVET

Doğrudan kast — TCK m. 282

3–7 yıl hapis + 20.000 güne kadar adli para cezası.

ŞÜPHELENDİM

Olası kast — Ceza uygulanır

Meşruluğundan şüphelendiği halde işlem yaptıysa ceza verilir (TCK m. 21/2). Ceza indirimli uygulanabilir.

HAYIR

Suç oluşmaz

Kast yoksa suç yoktur. Ancak “bilmiyordum” savunması somut delillerle desteklenmelidir.

Bilme Unsuru: “Bilmiyordum” Savunması Ne Zaman Geçerlidir?

Türk ceza hukukunun temel ilkesi, kastın bulunmadığı yerde aklama suçunun oluşmayacağıdır. Bununla birlikte TCK m. 21/2 uyarınca olası kast, yani failin sonucun gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen “olursa olsun” diyerek hareket etmesi de suçun oluşumuna yeterlidir.

Bu ayrım uygulamada en sık çatışılan noktadır. Yargıtay, olası kastın varlığını değerlendirirken aşağıdaki dışsal belirtilere ağırlık verir:

İşlem niteliği: Gelen paranın miktarı, tutarın olağandışı biçimde yüksek veya düşük olması, kısa aralıklarla art arda farklı kişilerden gelen çok sayıda havale, gönderen ile alıcı arasında ekonomik bağ bulunmaması.

Komisyon alınması: Gelen paranın bir kısmının hesap sahibi tarafından alıkonulması veya üçüncü bir kişi adına “komisyon” olarak tutulması. Komisyon bedeli, gizleme amacının somut bir göstergesi olarak kabul edilir.

Paranın teslim biçimi: Hesaba gelen paranın anında elden teslim edilmesi, “IBAN’ına para gelsin, bana getir” şeklinde organize edilmiş bir yapıya dahil olunması.

Hesap hareketleri: Hesaba gelen paranın bloklu yatırılması, parçalı çekilmesi, farklı şehirlerde çekim yapılması, yurtdışı transfere veya kriptoya dönüştürülmesi.

Yargıtay Yaklaşımı: Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin istikrarlı içtihatlarına göre, hesaba gelen paranın kaynağının yasal olmadığına dair olağan yaşam tecrübesi bakımından şüphe uyandırıcı emarelerin bulunması halinde failin olası kastla hareket ettiği kabul edilir. Özellikle sosyal medyadan veya tanımadığı kişilerden gelen teklifleri kabul ederek IBAN’ını paylaşan kişiler açısından bu ölçüt sıklıkla uygulanmaktadır.

“Bilmiyordum” savunmasının başarılı olabilmesi için somut, dışsal ve doğrulanabilir bulgular sunulmalıdır: Aracılığın hangi gerekçeyle yapıldığı, gönderici ile ilişkinin niteliği, karşılık alınıp alınmadığı, işlemin olağan hayat akışına uygunluğu gibi unsurlar savunmanın temel taşlarını oluşturur. Bu nedenle hesabınızla ilgili yabancı ya da bilmediğiniz biri tarafından para geldiyse izlemeniz gereken ilk adımları mutlaka değerlendirmenizi öneririz.

TCK m. 165 — Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi

TCK m. 165, aklama suçu koşulları oluşmadığı hallerde dahi bir güvenlik ağı niteliği taşır. Madde uyarınca “bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerlerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, satan, devreden, satın alan, kabul eden, saklayan veya kullanan kişi” altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

TCK m. 282 ile TCK m. 165 arasındaki en belirgin fark, gizleme amacının aranıp aranmadığıdır. Aklama suçu gizleme veya meşruluk görüntüsü verme amacını zorunlu kılar; suç eşyasının kabulü ise sadece suçtan elde edilen eşyayı bilerek kabul etmek için yeterlidir. Bu nedenle savunmada sanık bakımından en lehte sonuç veren nitelendirmeyi belirlemek büyük önem taşır.

Uygulama Notu: Savcılıklar, aracılık eylemini çoğu zaman önce TCK m. 282 kapsamında soruşturur; koşulların tam oluşmadığı durumlarda mahkeme iddianameyi suç vasfında değişiklik uyarınca TCK m. 165 çerçevesinde değerlendirebilir. Müdafinin bu olasılığı baştan gözeten bir savunma stratejisi oluşturması sanığın lehinedir.

Suç ve Ceza Karşılaştırma Tablosu

Suç gelirlerinin kabulüyle ilgili farklı nitelendirmeler ve sonuçları aşağıda karşılaştırmalı biçimde sunulmuştur:

Eylem TCK Maddesi Ceza Şikâyete Bağlı mı?
Bilerek aklama (gizleme amaçlı) TCK m. 282/1 3–7 yıl hapis + 20.000 güne kadar adli para Hayır — re’sen
Kamu görevlisi / belirli meslek sahibi TCK m. 282/2 Ceza 1/2 oranında artırılır Hayır — re’sen
Örgüt faaliyeti kapsamında TCK m. 282/3 Ceza 1/2 oranında artırılır Hayır — re’sen
Suç eşyasının satın alınması / kabulü TCK m. 165 6 ay – 3 yıl hapis + 10.000 güne kadar adli para Hayır — re’sen
Etkin pişmanlık — aklama TCK m. 282/6 Cezayı ortadan kaldırabilir veya indirimli uygular
Bilmeden aracılık Kastsızlık → ceza yok Beraat

“Bilmeden” Aracı Olanlar: Pratikte En Sık Karşılaşılan Senaryolar

Hukuk büromuza ulaşan vakaların büyük çoğunluğunda aracılar kendilerini “ben sadece yardımcı oldum” cümlesiyle savunurlar. En sık karşılaştığımız senaryolar şunlardır:

Senaryo 1: Sosyal Medyadan Gelen “Evde İş” Teklifi

Kişiye sosyal medyada kısa sürede yüksek komisyon vaadiyle “IBAN kiralama”, “para transferinde aracılık” ya da “eve gelen parayı mağaza hesabına yatırma” gibi tekliflerde bulunulur. Hesap sahibi, bu teklifi kabul ederek IBAN’ını paylaşır ve gelen parayı komisyon karşılığı başkasına aktarır. Yargıtay uygulamasında bu tür işlemler olası kastla aklama suçu çerçevesinde değerlendirilmektedir. Konunun güncel boyutu için IBAN adresi kullandırmanın suçu başlıklı yazımız detaylı bir yol haritası sunmaktadır.

Senaryo 2: Tanıdıktan Gelen “Benim Hesabım Kapalı, IBAN’ını Gönder”

Kişi, çevresinden birinin “hesabım blokeli, sen al bana getir” talebine iyi niyetle yanıt verir. Birkaç hafta sonra kendisine suç duyurusu ulaşır. Burada belirleyici olan, tanıdığın hesabının neden blokeli olduğunu bilip bilmemek ve işlemin ekonomik mantığa uygun olup olmadığıdır. Blokeli hesap sürecinin yönetimi için blokeli hesap nasıl açılır rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Senaryo 3: Bahis Komisyon Ağına Dahil Olma

Kişiye, yasa dışı bahis sitelerinden gelen paraların hesabında toplanıp dağıtılacağı anlatılır. “Sadece para alıp ver, komisyonu senin olur” denilir. Bu tür hesap sahiplerine hem 7258 sayılı Kanun kapsamında yasa dışı bahis hem de TCK m. 282 aklama suçlamaları yöneltilebilir. Detaylı bilgi için bahis için banka hesabı kullandırmanın suçu yazımıza göz atabilirsiniz.

Senaryo 4: Kripto P2P Aracılığı

Son dönemde en yaygın senaryo, kripto platformlarında P2P yoluyla yapılan USDT satışları sırasında müşteri TL’sinin dolandırıcılık, bahis veya aklama kaynaklı olmasıdır. Satıcı kriptoyu iyi niyetle gönderir, ancak karşılığında aldığı TL aslında bir mağdurun hesabından çıkmıştır. Sonuçta satıcının hesabına bloke konur ve suç duyurusu ulaşır.

Etkin Pişmanlık — Cezasız Kalma İhtimali

TCK m. 282/6 uyarınca aklama suçu kapsamında özel bir etkin pişmanlık hükmü düzenlenmiştir. Aklama suçu sebebiyle kovuşturma başlamadan önce fail, suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerinin yerini yetkili makamlara haber vererek ya da geri vermesini sağlayarak cezadan kurtulabilir. Kovuşturma başladıktan sonra aynı imkândan yararlanılması halinde ceza yarı oranında indirilir.

Etkin pişmanlığın başarısı için üç temel koşul bulunmaktadır: Beyanın samimi olması, malvarlığının gerçekten soruşturma makamlarına iade edilmesi ve beyanın örgüt yapılanmasıyla ilgili somut bilgi içermesi. Uygulamada etkin pişmanlık kurumunun başarısı, zamanlamadır: Kovuşturma başlamadan önce yapılan beyanlar çoğu zaman cezadan tamamen kurtaran sonuçlar doğurur.

Beluk Partners Önerisi: Hesabınızda olağandışı bir hareket fark ettiyseniz, savcılık işlemi başlamadan bankanıza yazılı olarak bildirimde bulunmak ve aynı anda bir ceza avukatına danışmak, etkin pişmanlıktan yararlanma kapısını açık tutar. İlerleyen süreçte bu beyanın samimi biçimde desteklenmesi için hukuki zeminin hazırlanması şarttır.

Yargıtay’ın Bilme Unsuruna Bakışı: Yerleşik İçtihatlar

Yargıtay, aklama suçunda kast değerlendirmesi yaparken tek bir formüle bağlı kalmaz; her somut olayın objektif dışsal belirtileri üzerinden gider. Yerleşik içtihatlardan öne çıkan ilkeler şunlardır:

Hayatın olağan akışı ölçütü: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, aklama suçunda “hayatın olağan akışına aykırı” niteliklere sahip işlemlerin aracısına olası kast isnadı yapılabileceğini belirtmiştir. Tanımadığı bir kişinin IBAN talebine olumlu yanıt veren ve karşılığında komisyon alan kişinin “ben bilmiyordum” savunması tek başına kabul görmez.

Komisyon unsuru: Alıcının bir miktarı kendisi için ayırması, aklama suçunda kastın varlığına yönelik güçlü bir karine oluşturur. Yargıtay 7. CD kararlarında bu ölçüt sıklıkla vurgulanmaktadır.

Aracılık ağının yapısı: Birden fazla hesabın ardışık olarak kullanıldığı, paranın kısa sürede birden çok hesaba bölündüğü olaylarda, ağın bir parçası olan her hesap sahibi açısından gizleme kastı varsayılmaktadır.

Kişisel özellikler: Failin eğitim düzeyi, mesleği, daha önceki finansal alışkanlıkları ve benzer işlemlere ilişkin geçmişi değerlendirilir. Bankacılık, muhasebe veya finans sektöründe çalışan kişilerde “bilme” eşiği daha düşük tutulur.

İçtihat Vurgusu: Yargıtay 16. Ceza Dairesi ve 7. Ceza Dairesi kararlarında özellikle altı çizilen nokta, aklama suçunun “salt nakil eylemine indirgenemeyeceğidir”. Para transferini yapan her hesap sahibi otomatik olarak fail değildir; ancak transferin biçimi, miktarı, ardışıklığı ve ekonomik mantığı, olası kastın varlığını gösteriyorsa sanığın sorumluluğu doğar.

Hakkınızda Soruşturma Açıldıysa Adım Adım Yapılması Gerekenler

Adım 1: İfade Vermeden Önce Avukat Belirleyin

İfade öncesi verilen her söz, daha sonra aleyhe değerlendirilebilir. CMK m. 147 uyarınca şüphelinin avukatla görüşme hakkı vardır ve bu hak ifade verilmeden önce kullanılmalıdır. Müdafin yönlendirmesi olmadan “sadece yardımcı oldum, bilmiyordum” şeklinde verilen ifadeler uygulamada sıklıkla aleyhe delil olarak kullanılmaktadır.

Adım 2: İşlem Kayıtlarını Derleyin

Banka hesap dökümleri, mesajlaşma içerikleri, sosyal medya yazışmaları, parayı kime teslim ettiğinize dair gönderim kayıtları, varsa e-mail ve çağrı geçmişleri savunmanın temel dayanaklarıdır. Tüm kayıtların olduğu gibi, silinmeden muhafaza edilmesi son derece önemlidir.

Adım 3: İyiniyetin Somut Göstergelerini Belirleyin

Kimliği belli, gerçek bir kişiye aracılık yapıldığı, komisyon alınmadığı, paranın olağan mecrada kullanıldığı ve ekonomik mantığın korunduğu durumlar iyiniyetin en güçlü göstergeleridir. İyiniyetinizin somut delillerle desteklenmesi, olası kast suçlamasının çürütülmesi bakımından kritiktir.

Adım 4: Hesap Blokesini Yönetin

Savcılık tedbir kararı gereği hesabınıza bloke konulduysa, Sulh Ceza Hâkimliği’ne itiraz yolu açıktır. Bu süreci doğru yönetmek için blokeli hesap nasıl açılır ve banka hesabı kapatıldı — hukuki yollar rehberlerimizi inceleyebilirsiniz.

Suç Gelirlerini Kabul Etmek Hakkında Sık Sorulan Sorular

Arkadaşıma IBAN’ımı verdim, parayı aldım ve verdim — suçlu muyum?

Tek başına hesabını kullandırmak suç değildir; ancak gelen paranın kaynağı hakkında somut şüphe uyandıran emareler varsa ve buna rağmen işlem tamamlanmışsa olası kast çerçevesinde aklama veya suç eşyasının kabulü suçu oluşabilir. Belirleyici kriter şüphe uyandırıcı dışsal göstergelerdir: komisyon, olağandışı miktar, tanımadığınız üçüncü kişiler, organize ağ görünümü.

Gelen paranın dolandırıcılık olduğunu sonradan öğrendim; yine de ceza alır mıyım?

Öğrenme zamanı kritik önem taşır. Para geldiği sırada bilmiyor ve şüphelenmek için makul sebep de yoktuysa, sonradan öğrenmeniz tek başına ceza gerektirmez. Ancak öğrendikten sonra işleme devam ettiyseniz (ör. parayı aktif olarak bir başkasına ilettiyseniz), o andan itibaren kast oluşmuş kabul edilebilir. Öğrenir öğrenmez savcılığa bildirim yapmak en güvenli yaklaşımdır.

Komisyon aldım ama başka bir şey yapmadım; bu suçumu artırır mı?

Evet, komisyon alınması Yargıtay uygulamasında gizleme kastının en belirgin karinelerinden sayılır. Aldığınız komisyon, para trafiğinin doğal olmayan niteliğini ortaya koyar ve olası kast yönünden güçlü bir delil oluşturur. Bu durumda beraat savunması daha zorlaşır; ancak komisyonun miktarı, sürekliliği ve diğer olayın koşulları bir bütün olarak değerlendirilir.

Hesabıma para geldi ama parayı hiç kullanmadım; yine de soruşturma açılır mı?

Evet, açılabilir. Savcılıklar, özellikle müşteki şikâyetlerinden sonra hesap hareketlerinin tamamını inceler; paranın nerede, ne zaman, kim tarafından kullanıldığı detaylı biçimde araştırılır. Parayı kullanmamış olmak iyiniyet lehine bir gösterge olsa da tek başına suçun oluşumunu engellemez. Para hesabınıza geldiğinde derhal bankanıza ve savcılığa yazılı bildirim yapmak en doğru yaklaşımdır.

Etkin pişmanlıktan yararlanırsam cezadan tamamen kurtulur muyum?

Eğer kovuşturma başlamadan önce malvarlığı değerinin yerini yetkili makamlara bildirerek ele geçirilmesini sağlarsanız TCK m. 282/6 uyarınca cezadan tamamen kurtulabilirsiniz. Kovuşturma başladıktan sonra yapılan beyanlar halinde ceza yarı oranında indirilir. Beyanın samimiliği, katkının somut değeri ve malvarlığının gerçekten iade edilmesi uygulamada belirleyici olmaktadır.

Aklama suçu zamanaşımına uğrar mı?

Evet. TCK m. 66 uyarınca temel aklama suçu için dava zamanaşımı 15 yıl, ceza zamanaşımı ise 20 yıldır. Ancak suç örgütü kapsamında işlendiğinde ya da nitelikli hallerde bu süreler daha uzun olabilir. Zamanaşımı hesabı, suçun işlendiği son eylemden itibaren başlar.

MASAK’tan yazı geldi; ne yapmalıyım?

MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu), 5549 sayılı Kanun kapsamında yetkili idari birimdir; şüpheli işlem bildirimlerini toplar ve analiz eder. MASAK’ın doğrudan ceza verme yetkisi yoktur; ancak rapor düzenleyip ilgili savcılığa bildirimde bulunabilir. Bu yazıyı aldıysanız savunma için vakit kaybetmeden bir ceza avukatına başvurmanız ve istenen bilgi ve belgeleri eksiksiz, doğru biçimde sunmanız büyük önem taşır.

Kripto borsasında P2P satış yaptım, karşıya suç gelirinden para gelmiş — ben de suçlu muyum?

Zorunlu olarak değil. Resmi olarak kurulmuş bir kripto platformunda, belgelenebilir bir ticari işlem olarak yapılan satışlarda iyi niyetli satıcı genellikle suç üstü kılınmaz. Ancak karşı tarafın geçmişi, IBAN eşleşmesi, işlem zamanlaması ve satışın ekonomik mantığı incelenir. Bu tür vakalarda satışın bir kripto platformunda, açıklama alanı doldurularak ve taraflardan kimlik doğrulaması istenerek yapılmış olması savunmayı güçlendirir.

İfade verirken hangi belgelerle gitmeliyim?

Ön hazırlık, ifadenin kaderini belirler. Banka hesap ekstreleri, para giriş çıkışlarının tarihleri ve açıklamaları, gönderen/alıcı kişilerle yapılmış yazışmalar (WhatsApp, SMS, e-mail), işlem sırasındaki ekran görüntüleri, varsa sözleşme veya fatura, kredi kartı ve ATM kayıtları, karşı tarafın kimlik bilgileri ile hazırlanmalısınız. Belgeler ifade sırasında sunulmak üzere avukatınıza önceden teslim edilmelidir.

Hesabıma bloke konuldu, bu suçu kabul ettiğim anlamına mı gelir?

Hayır. Savcılığın CMK m. 128 uyarınca koyduğu tedbir kararı, suçun kesinleşmiş kabulü anlamına gelmez; yalnızca muhafaza edici bir önlemdir. Sulh Ceza Hâkimliği’ne süresinde itiraz edilebilir ve iyi niyet delilleri sunulursa bloke kaldırılabilir. Süreç hakkında detaylı bilgi için blokeli hesap nasıl açılır yazımız pratik bir yol haritası sunmaktadır.

Beluk Partners Hukuk Bürosu olarak TCK m. 282 aklama suçu, TCK m. 165 suç eşyasının kabulü ve bilişim sistemleri üzerinden gerçekleştirilen aracılık dosyalarında hem şüpheli hem de mağdur tarafı temsil eden deneyimli bir kadroyla çalışıyoruz. İfade çağrısı aldıysanız, hesabınıza bloke konulduysa ya da MASAK süreciyle karşı karşıya kaldıysanız, vakit kaybetmeden uzman desteği almanız kritik önem taşır.

Yazar Hakkında

Beluk Partners

Beluk Partners, İstanbul merkezli Beluk Avukatlık Bürosu bünyesinde faaliyet gösteren kurumsal yazardır. Ceza hukuku, iş hukuku, ticaret hukuku, miras hukuku ve fikri mülkiyet başta olmak üzere çeşitli hukuk alanlarında yürütülen dava ve danışmanlık süreçlerine dayanan bilgi ve deneyimle içerikler üretmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

WhatsApp Hemen Ara